Ana Sayfa T Türkü Notaları O Yâr Gelir Do Re Mi Notaları

O Yâr Gelir Do Re Mi Notaları

0

O Yâr Gelir Notaları

O Yâr Gelir Do Re Mi Notalar

 

O Yâr Gelir Do Re Mi Nota

DORE RE LA. DORERERE RE LA.
1- O yar gelir yazıyla bana
2- Yüzün görsem tutulur dilim
3- Aşka düşen divane gezer

REDOO KRAL RERE İKİ YAŞINDA. LALALA
1- Gül olur yaryar gül olur yaryar gül olur.. 2- Lal olur yaryar
lal olur yaryar lal olur.. 3-
Del olur yaryar del olur yaryar del olur. CANAVAR X2

 

O Yar Gelir Dinle

O Yâr Gelir Sözleri

O yâr gelir yazı (da) yaban gül olur (yâr yâr)
Yüzün görsem tutulur dilim lâl olur (yâr yâr)
Aşka düşen divâne gezer del’olur (yâr yâr)

Evlerine vara (da) gele usandım (yâr yâr)
El kızını ben kendime yâr sandım (yâr yâr)
Yüreğime hançer (de) soktu gül sandım (yâr yâr)

Mezarımı derin (de) kazın dar olsun (yâr yâr)
Altı lâle üstü (de) sümbül gül olsun (yâr yâr)
Ben ölürsem sevdiceğim sağ olsun (yâr yâr)

 

O Yâr Gelir Hikayesi

 

Bu türkü, derin bir aşk ve sevda acısının etkisiyle söylenmiş bir türküdür ve her dizesi bir tutku, bir hüzün taşır. Bu türküyü anlatan bir hikaye, belki de eski zamanlardan, bir köyün uzak köylerinden birinde geçebilir. İşte o hikaye:


” O Yâr Gelir ” Türküsünün Hikayesi:

Bir zamanlar, Anadolu’nun güzel bir köyünde, halk arasında “Kızılbük” diye bilinen bir köy vardı. Bu köyün en gözde delikanlılarından biri de Arif’ti. Arif, genç yaşına rağmen köydeki pek çok kızın gönlünü kazanmış, cesur ve yakışıklı bir delikanlıydı. Ancak bir tek kişi vardı ki, ona aşkla bağlıydı; o da Zeynep adında, güzelliğiyle nam salmış, fakat soğuk ve alçakgönüllü bir köy kızıdır.

Zeynep, Arif’e karşı hiçbir zaman gönlünü açmamıştı. Her zaman uzak durmuş, onun yakışıklılığına ve ilgisine kayıtsız kalmıştı. Fakat Arif’in içinde Zeynep’e karşı bir tutku, bir sevda ateşi yanıyordu. Her adımda, her bakışta, her rüzgarda Zeynep’in yüzünü, Zeynep’in bakışlarını hayal ediyordu. Bir gün, Zeynep’in gözlerine bakabilmek için sabırsızlıkla beklerken, Arif’in yüreği ona sabredemedi ve bir gün Zeynep’in evine doğru yola çıktı.

Zeynep’in evine yaklaştığında kalbi çırpınarak hızlandı. Adımlarını birer birer atarken, Zeynep’in yüzünü, gülüşünü, bakışlarını hayal ediyordu. Her şeyin en güzelini, en mutlusunu onunla paylaşmayı istiyordu. Ama Zeynep’in evine vardığında, Zeynep’in başka biriyle nişanlandığını öğrendi.

Arif, büyük bir şok yaşadı. Yüreğine saplanan hançer gibi bir acı vardı. O anda içindeki bütün dünya sanki yıkıldı. “Ben sana delicesine aşıktım, seni her şeyim sanmıştım. Ama sen başka biriyle nişanlanıyorsun!” diye bağırmak istedi, fakat bir kelime dahi çıkmadı ağzından. O an, sevdanın ne kadar derin bir acı olduğunu anlamıştı. Düşlediği dünyası yok olmuştu.

Zeynep’in nişanından sonra, Arif’in yüreği her geçen gün biraz daha soldu. Aşkı bir yandan tutkuyla yaşarken, bir yandan acının derinliklerinde kayboldu. Arif, sevdanın en derin hallerine düşmüş, aklı karışmış, ruhu savrulmuştu. Geceleri, Zeynep’i düşünerek, gözleri hep bir arayış içinde kayboldu. “Yâr gelir yazı, yaban gül olur,” derken, o gülü Zeynep’in simgesel bir gülü olarak hayal ediyordu. Zeynep’in yüzünü her gördüğünde dilinden çıkan tek şey “Lâl olur” oluyordu, çünkü bir aşkın acısı, bir insanı susturabilirdi.

Zeynep’in evine her uğradığında, sadece uzaklaşan zamanla daha da zorlaşan hisler vardı. Bir gün, Zeynep’in evinin önüne geldiğinde, yine sevdayla yorgundu. O anda bir karar verdi, “Evlerine var da, gele usandım” diyerek, Zeynep’in dünyasından kendini çekmeye karar verdi. Artık elini tutmak bir hayaldi, ama yüreğinde Zeynep hep var kalacaktı. “El kızını ben kendime yâr sandım” diyerek, hayatını ve sevgisini ona sunan Arif, aşkının karşılık bulmamasıyla bir kez daha yıkıldı.

Günler geçtikçe, Zeynep ile ilişkisi iyice uzaklaştı. Ama içinde bir özlem vardı. “Mezarımı derin de kazın, dar olsun” diyordu, çünkü aşkının acısı, ölümden bile daha keskin bir hissiyat yaratmıştı. Artık sevdanın ölüme yakın hissettirdiği zamanlardaydı.

Zeynep’e olan bağlılığı bir tek “altı lâle, üstü sümbül gül” oluyordu, çünkü ona duyduğu sevda, ölümsüz bir sevda gibi kalmıştı. Arif, ölüm bile gelip onu almış olsa, “sevdiceğim sağ olsun” diyerek, her zaman Zeynep’in hatırasıyla kalacağını biliyordu. Zeynep’i sevmek, ölümden sonra bile hatırlanacak bir sevda olacaktı.


İşte bu türkünün derinliklerinden yola çıkarak, Arif’in hüzünlü aşkını anlatan bu hikaye ortaya çıkıyor. Sevdanın acısı ve aşkın geçmeyen etkisi, onu unutulmaz bir sevda olarak kalacak şekilde bırakıyor.

Önceki İçerikGrup Yorum Sevda Türküsü Do Re Mi Notaları
Sonraki İçerikMakaram Sarı Bağlar Do Re Mi Notaları

Bir Cevap Yazın